spor’ Kategorisi için Arşiv

“Çöküşün sorumlusu Bülent Uygun!”

03 Şubat 2010 Yazan onur

“Çöküşün sorumlusu Bülent Uygun!”

Geçtiğimiz iki sezon şampiyonluğa oynayan Sivasspor bu performansını mumla ararken, kulüp basın sözcüsü Fikret Ünsal TVNET’e son derece çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Eyüp Karakuş’un sunduğu Kemal Belgin’in yorumcu olarak katıldığı FUTBOL MASASI’NA telefon ile bağlanan Ünsal, takımdaki çöküşün sorumlusu olarak eski teknik direktör Bülent Uygun’u gösterdi.

Fikret Ünsal yaptığı açıklamada “Bizim asıl sıkıntımız sezon başında takımın omurgasının bozulmasıdır. Bilica kendisi gitti ama diğer gönderilen oyuncular Tum, Sylla, Mohammed Ali, Balili ve Murat Erdoğan tamamen Bülent hocanın tasarrufudur. Bilica’nın gitmesinden sonra defansın göbeğinde sıkıntı oluşacağı ortada iken elimizdeki Diallo’yu başka bir takıma kiralayan da yine Bülent hocadır. Bülent bu yıl bizi tam anlamıyla hayal kırıklığına uğrattı. Takımdaki bu çöküşün sorumlu da O’dur” dedi.

Fikret Ünsal yeni teknik direktör ve yeni transferlerle ilgili de samimi itraflarda bulunarak ”Muhsin Ertuğral çok kıymeli bir hoca ama o da türk futbolunu maalesef tanımıyor ve en büyük eksiği de bu. Kendisinin isteği ile alınan Afrika kökenli Nabil, Lucien, Elrio ve Keita da burayı bilmiyorlar. Saha içinde son derece pasifler. Bu konuyu geçtiğimiz hafta içinde hoca ile da tartıştım. Burası Afrika değil ve biz de Afrika Kupası’nda oynamıyoruz. Orada çok yumuşak futbol oynanırken burada kıran kırana bir mücadele vardır. Sahaya çıkar çatır çatır futbol oynarsın ama şu an biz çok kibar top oynuyoruz. Bunu derhal aşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bu yazı toplamda 47, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“G.Saray’ı yenmek anlamlı olacak..”

03 Şubat 2010 Yazan onur

“G.Saray’ı yenmek anlamlı olacak..”

Miraboğlu yaptığı açıklamada, Kayserispor’un kendi sahasındaki hiçbir maçı kaybetmek istemediğini, bu haftaki rakipleri Galatasaray’ı yenerek 3 puan alacaklarına yürekten inandıklarını belirterek, şunları söyledi:
”Kayserispor kimseden çekinmez. Gaziantepspor karşısında ortaya koyduğumuz futbolu bu hafta tekrarlarsak, yine 3 puan alırız. Galatarasay karşısında tek hedefimiz var, mutlak galibiyet. Galatasaray, eski takım kaptanımız Ali Turan’ın aklını çeldi, ‘alırım’ dedi almadı. Ali Turan’ın ikinci yarıda kadro dışı kalmasını sağlayan Galatasaray’ı yenmemiz daha da anlamlı olacak.”

Miraboğlu, takımdaki bazı eksiklerin gençlerle takviye edildiğini de ifade ederek ”Sakatlıklar nedeniyle 5 eksiğimiz var, ama eksiklerin yerini gençlerimiz başarıyla dolduruyor. Genç oyuncularımıza kadromuzda yer vererek geleceğin takımını da bir anlamda kurmuş oluyoruz. Galatasaray karşısında gençlerimiz de başarı gösterecek. Biletlerin büyük bölümü satıldı. Taraftarlarımızı bu maçta yine sevindireceğiz ” diye konuştu.

-9 FUTBOLCU SARI KART SINIRINDA, 5 FUTBOLCU SAKAT-
Öte yandan, Kayserispor’da Süleymanou, Hakan, Aydın, Durmuş, Serdar, Mehmet Eren, Makukula, Saido ve Cangele’nin 3 sarı kartı bulunuyor.

Galatasaray maçında kadroda yer almaları beklenen bu 9 futbolcu, sarı kart görmesi halinde, gelecek hafta Denizlispor maçında kart cezası nedeniyle oynayamayacak.

Öte yandan, sakatlığının çok ciddi olduğu bildirilen Toledo, tedavisi için ülkesine döndü. Eren Güngör, Mohamed Shawky Ali Sallam, Furkan Özçal ve Gökhan Emreciksin’in sakatlıklarının sürdüğü öğrenildi. Mohamed Shawky Ali Sallam’ın sakatlığının 3 hafta daha sürebileceği bildirildi.

Bu yazı toplamda 33, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

”Şampiyonluk sürpriz olur”

03 Şubat 2010 Yazan onur

”Şampiyonluk sürpriz olur”

İhsan Kalkavan, Best FM’den Özkan Öztürk’e verdiği röportajda Beşiktaş’ta yapılan başkanlık seçimini ve yeni yönetimi değerlendirdi.

Kalkavan, Murat Aksu’nun renkli bir seçim yaşanmasına vesile olduğunu söylerken, karalama ve çirkin ifadelerin olmadığı bir seçim yaşandığı için de her iki başkan adayına da teşekkür ettiğini ifade etti.

-”AKSU’NUN KAZANMASI SÜRPRİZ OLURDU”-
Kalkavan, Murat Aksu’nun seçimi kazanamamasını şu şekilde yorumladı: “Türkiye’de gelen gideni aratır politikası var. Serdar Bilgili’nin gidişinden sonra Yıldırım Başkan sanki Serdar’ı arattı gibi bir sistem gelişti. Bütün delegelerde “Acaba Murat Aksu Yıldırım Demirören’i aratır mı?” endişesi vardı. Ben buna inanıyorum. Ama bütün bunlara rağmen benim de tahminim üstünde bir oy aldı Murat Aksu. Artık Beşiktaş’ta çok ciddi bir muhalefet olabilir. Her şeyi yakından takip edip, hataları ve kusurları çok daha iyi değerlendirebilir. Bu açıdan ben Murat Aksu seçimi kaybetti diyemem.Aksu’nun kazanması tabiki sürpriz olurdu.”

-”YENİ YÖNETİM UMUT VAAD EDİYOR-”
Tecrübeli yönetici, yeni yönetimden Metin Keçeli ve Alaaddin Aykaç’a övgüler yağdırırken, Beşiktaş yönetiminin geçmişe göre umut vaad eden bir kadrodan oluştuğunu da sözlerine ekledi.
“Beşiktaş için hayırlı olan oldu. Yıldırım Demirören bu sefer kendi istekleri doğrultusunda değil, camianın beklentileri doğrultusunda hareket etti. Çok kaliteli isimleri yönetime almayı başardı. Bunlardan Metin Keçeli’nin tecrübesinden istifade etmek ona büyük avantaj sağlayacaktır.Alaaddin Aykaç benim de çok değer verdiğim kardeşimizde son derece akıllı, pratik düşünebilen ve iyi sonuç alabilen bir isim. Dolayısıyla Beşiktaş’ın geçmiş yönetimlere göre çok daha umut vaad eden bir yönetim kadrosu oluşturduğunu düşünüyorum.”

-”BİR KARTAL TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAMALI”-
Kulüpte yöneticilik yapmayacağını söylediği için pişman olduğunu belirten İhsan Kalkavan, Beşiktaş’ın kendisine zaman zaman ihtiyacı olduğunu hissettiğini ama bir Beşiktaşlı’nın asla tükürdüğünü yalamaması gerektiğini söyledi.

-”ELİM ÜSTLERİNDE OLACAK”-
Beşiktaş Kulübü’nde kendisinden çok daha iyi yöneticilerin yetişeceğine emin olduğunu söyleyen Kalkavan, “Mevcut yönetimin içinden de inanıyorum iyi başkan adayları çıkacaktır. Ama bu yönetimle ben biraz daha ilgili olacağım.Özellikle Alaaddin kardeşime daha yakın duracağım. Kendi çapımda kendi görüşlerimi de aktarma fırsatı bulacağım. İnşallah Beşiktaş futbolda çok başarı olur bizde bunun keyfini çıkarırız” dedi.

-”BEŞİKTAŞ’IN ŞAMPİYON OLMASI SÜRPRİZ OLUR”-
Beşiktaş’ın şampiyonluk şansını sürpriz olarak değerlendiren Kalkavan, rakiplerinin çok iyi transferler yaptığını belirterek “Galatasaray ve Fenerbahçe transfer döneminde güzel ataklar yaptılar. Kadrolarına takviye yaptılar. Daha istikrarlı bir görüntü seyrediyorlar. Beşiktaş’ın bundan sonra şampiyonluğu ancak sürpriz olarak değerlendirilebilir. Bizim ilk yarı biterken 12 puan öndeyken 8’inci bitirdiğimiz de oldu ligi. Geçen yıl hiçbir umut yokken 2 kupayı birden aldık. Türkiye Ligi sürprizleri çok gördü. Ama Fenerbahçe ve Galatasaray’ın şuan ki durumu göz önüne alındığında ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyebilirim” dedi.

Bu yazı toplamda 31, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

‘Kendimi hiç hain hissetmedim’

03 Şubat 2010 Yazan onur

‘Kendimi hiç hain hissetmedim’

Birkaç yıl öncesine kadar bir Türk oyuncunun Yunan takımında forma giymesine imkansız gözüyle bakıldığını, belirten Tümer, kendisinin bu ülkeye gelen ilk milli oyuncu olduğunu kaydetti.

Fenerbahçe’ye geçiş kararında paranın rol oynadığını açıklayan Tümer, gönlünde Beşiktaş’ın yattığını, bu takımla galibiyetlerin başka bir tadı olduğunu kaydederek, Sarı-Lacivertli formayla sahaya ilk çıkışında dizlerinin titrediğini anlattı. Yıldız oyuncu, “Beşiktaş’ta 5 sene kaptanlıktan sonra hiç de kolay bir karar değildi. Sosyal yaşamım etkilendi. Ama kendimi hiçbir zaman hain olarak görmedim. Fenerbahçe’ye geçtikten sonra yaşadıklarımı yazdım. Futbolu bıraktıktan sonra kitap yapacağım” dedi.

Bu yazı toplamda 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

TSL Transferlerde Gelenler=Gidenler

02 Şubat 2010 Yazan onur

Profesyonel futbol liglerinde 4 Ocakta başlayan ara transfer dönemi bu akşam sona erdi. Türkcell Süper Lig’de sıkıntılı günler yaşayan Denizlispor ve Diyarbakırspor, ara transfer döneminde kadrolarına kattığı 8 futbolcuyla lige tutunma mücadelesi verecek.

Galatasaray, ara transfer döneminde son yılların en ”çarpıcı” transferlerine imza attı. Türkcell Süper Lig, Ziraat Türkiye Kupası ve UEFA Avrupa Ligi’nde mutlu sonu hedefleyen sarı-kırmızılı takım, 3 yabancı futbolcu transfer ederek daha da güçlendi.

Üç büyük takımdan Fenerbahçe ve Beşiktaş ise bu dönemde takımlarına sadece 1′er oyuncu kattı. Sarı-lacivertliler, Trabzonspor’dan Gökhan Ünal’ı, siyah-beyazlılar ise Almanya’nın Hoffenheim takımından kaleci Ramazan Özcan’ı kadrosuna dahil etti.

Ara transfer döneminde takımların transferleri şöyle:

-GALATASARAY-
Gelenler: Lucas Neil (Everton), Joao Alves ”Jo” (Manchester City), Giovanni Dos Santos (Totthenham Hotspur)

Gidenler: Serkan Çalık, Alparslan Erdem (Gençlerbirliği), Semih Kaya (Gaziantepspor - Kiralık), Serdar Eylik (Orduspor - Kiralık), Nonda (Sözleşmesi feshedildi), Linderoth (Sözleşmesi feshedildi), Aydın Yılmaz (Eskişehirspor - Kiralık)

-BEŞİKTAŞ-
Gelenler: Ramazan Özcan (Hoffenheim)

Gidenler: Erhan Güven (Antalyaspor - Kiralık), Erkan Zengin (Eskişehirspor - Kiralık)

-FENERBAHÇE-
Gelenler: Gökhan Ünal (Trabzonspor)
Gidenler: Colin Kazım (Toulouse), Abdülkadir Kayalı (İstanbul Büyükşehir Belediyespor - Kiralık), Roberto Carlos (Devre arası gelmeden sözleşmesini feshederek ayrıldı)

-İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR-
Gelenler: Tevfik Köse (Bayer Leverkusen), Abdülkadir Kayalı (Fenerbahçe - Kiralık), Ergün Berişa (Udinese)

Gidenler: Yok

-ANKARAGÜCÜ-
Gelenler: Geremi (Newcastle United), Umut Sözen ve Uğur Demirkol (Ankaraspor), Marek Sapara (Rosenborg), Jerome Rothen (PSG), Jan Rajnoch (Mlada Boleslav) Robert Vittek (Lille)

Gidenler: İlkem Özkaynak (sözleşmesi fesh edildi), Mustafa Er (Denizlilispor), Abdulaziz Solmaz, Zafer Özgültekin (Çaykur Rizespor), Baki Mercimek (Diyarbakırspor), Barbaros Barut, Volkan Arslan (Orduspor), Mustafa Aydın, Semavi Özgür, Ceyhun Eriş, Erich Brabec

-KASIMPAŞA-
Gelenler: Murat Şahin (Kasımpaşa)

Giden: Petr Pavlik (Samsunspor)

-DENİZLİSPOR-
Gelenler: Alpaslan Kartal (Kasımpaşa), Gökhan Kesmez (Ispartaspor), Okan Koç (Altay), Souleymane Youla (Eskişehirspor), Mustafa Er (Ankaragücü), İbrahim Ege (Diyarbakırspor), Mustafa Öztürk (Gebzespor), Erkan Sekman (Gaziantepspor - Kiralık)

Gidenler: Caner Celep (Eskişehirspor), Adem Çalık (Kocaelispor), Fahri Tatan (Eskişehirspor), Murat Hacıoğlu (Kocaelispor), Norman Davıd Gustave Sylla (Sözleşmesi feshedildi)

-MANİSASPOR-
Gelenler: Ersen Martin (Sivasspor), Gabriel De Paulo Limeira (Malmö), Şener Aşkaroğlu (Diyarbakırspor), Momha (Gençlerbirliği), Bekir Yılmaz (Bucaspor)

Gidenler: Sezer Öztürk (Eskişehirspor)

-TRABZONSPOR-
Gelenler: Teofilo Gutierrez (Atletico Junior), Burak Yılmaz (Fenerbahçe), Murat Tosun (Ankaraspor), Sezer Badur (Sivasspor)

Gidenler: Razundura Tjikuzu (Diyarbakırspor - Kiralık), Gökhan Ünal (Fenerbahçe)

-ANTALYASPOR-
Gelenler: Erhan Güven (Beşiktaş - Kiralık)

Gidenler: Ahmet Kuru (Orduspor)

-ESKİŞEHİRSPOR-
Gelenler: Sezer Öztürk (Manisaspor), Jaycee John Okwunwanne (Mouscron), Fahri Tatan (Denizlispor), Caner Celep (Denizlispor), Erkan Zengin (Beşiktaş - Kiralık), Aydın Yılmaz (Galatasaray - Kiralık)

Gidenler: Souleymane Youla (Denizlispor)

-KAYSERİSPOR-
Gelenler: Mohamed Shawky (Middlesbrough), Hasan Ali Kaldırım (FSV Mainz 05), Volkan Dikmen (Hertha Berlin)

Gidenler: Merter Yüce (Kayseri Erciyesspor - Kiralık)

-BURSASPOR-
Gelenler: Leonardo Andres Iglesias (Ankaragücü)

Gidenler: Ramazan Sal (Giresunspor - Kiralık), Jose Tadeu Junior (Sözleşmesi feshedildi)

-GENÇLERBİRLİĞİ-
Gelenler: Alparslan Erdem (Galatasaray), Serkan Çalık (Galatasaray), Abdulhamit Yıldız (Volendam), Jurica Vranjes (Werder Bremen)

Gidenler: Sezai Zehiroğlu (Hacettepe), Ferhat Kiraz (Hacettepe), Bruce Dijite (Diyarbakırspor), Momha (Manisaspor)

-GAZİANTEPSPOR-
Gelenler: Semih Kaya (Galatasaray)

Gidenler: Erkan Sekman (Denizlispor - Kiralık), Mehmet Karakeçili (Hatayspor - Kiralık)

-SİVASSPOR-
Gelenler: Souleymane Keita (El Arabi), Nabil Taider (Xanthi), Lucien Aubey (Rennes), Elrio Joseph Van Heerden (Blackburn Rovers), Rahman Soyudoğru (SC Frieburg), Harun Toprak (SC Pfullendorf)

Gidenler: Sezer Badur (Trabzonspor), Ersen Martin (Manisaspor), Onur Tuncer (Boluspor), Pierre Emmanuel Mbemba (Bucaspor - Kiralık)

-DİYARBAKIRSPOR-
Gelenler: Dijite (Gençlerbirliği), Tjikuzu (Trabzonspor), Ufuk (Ankaragücü), Milan Martinoviç (İsrail), Goran Stankoviski (Rusya), Euloge Ahodikpe (Macaristan), Baki Mercimek (Ankaragücü), Metin Aktaş (Boş)

Gidenler: Espinoza, Fevzi, Tolga, Erkan, Hakan, Mendoza, İbrahim Ege, Şener, Ersin, Desire, Mustafa Özkan, Amir Azmy Mohamed ve Vanger Rask Larsen

Bu yazı toplamda 293, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Semih Şentürk Şöyle Dedi;

02 Şubat 2010 Yazan onur

“Yaşananları onur meselesi yaptım”

Eleştirileri hiç hak etmediğini söyleyen golcü oyuncu, “Nasıl bir Fenerbahçeli olduğumu, beni tanıyanlar çok iyi bilir. Bugüne kadar kulübüme, hocalarıma ve arkadaşlarıma karşı asla yanlış yapmadım. Camia içinden ve kamuoyundan gelen eleştiriler nedeniyle zor günler geçirdim. Yaşananları onur meselesi yaptım, her zamankinden daha fazla çalıştım. Fenerbahçe’nin üç kulvardaki hedefine ulaşması için elimden ne geliyorsa yapacağım. Kendime çok güveniyorum” açıklamasını yaptı.

Bu arada Daum’un eski yardımcısı Murat Kuş, Real Sociedad’ın kendisi aracılığıyla Semih’e teklifte bulunduğu iddiasının gerçek olmadığını açıkladı.

Kuş, “Semih’le 3 yıl birlikte çalıştık ama menacerliğini yapmıyorum. Dolayısıyla onun için bir görüşmede bulunmam mümkün değil” diye konuştu.

Yalçın Türk

Bu yazı toplamda 31, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hıncal Uluç=Franco Kaleci Dehil!

02 Şubat 2010 Yazan onur

Hıncal Uluç: Franco kaleci değil
Hıncal Uluç; G.Saray eğer ligde ve Avrupa’da bir şeyler yapmak istiyorsa radikal bir karar alıp Leo Franco’yu göndermeli. Acemiler böyle gol yemez…
* G.Saray eğer ligde ve Avrupa’da bir şeyler yapmak istiyorsa radikal bir karar alıp Leo Franco’yu göndermeli. Acemiler böyle gol yemez…

* Lucas Neill’i hayret ve dehşet içinde izledim. Hemen hemen aldığı bütün topları ya rakibe ya da taca attı. Tulun ‘galibiyetin mimarı’ ilan etti, inanamadım…

* Jo ve Dos Santos, şans buldukları kısa süreler içinde ‘Adam olacak çocuk’ olduklarını gösterdi. Özellikle Dos Santos G.Saray için çok önemli…

Galatasaray yeni transferleriyle Denizlispor karşısındaydı. Ancak beklenen futbolu sergilemekten uzaktı. Kümede kalma mücadelesi veren Denizli’nin kaçırdığı net pozisyonlar da var. Uyum sorunu mu yaşıyor Galatasaray?
Galatasaray’ın sorunu aldıkları değil, elindeki!.. Galatasaray eğer ligde ve Avrupa’da bir şey yapmak istiyorsa radikal bir karar alıp, bu kaleciyi derhal göndermeli. Derhal göndermeli. Galatasaray’ın kalesinde bu kadar kötü ve de bu kadar sorumsuz bir kaleci olmadı. Denizli maçında yaptıkları bu adamın gönderilmesi için yeter sebep değilse eğer ‘Galatasaray’ın başında futboldan anlayan adam yok’ demektir. Adnan Polat, Haldun Üstünel, Adnan Sezgin, Rijkaard, Neeskens ve kaleci antrenörü Nezihi!.. Bu 6 ismin, 6’sını da futbolun f’sinden anlamamakla itham ediyorum. Eğer Franco’yu göndermezlerse… Bir kaleci, bir maçı satmak için ancak bunları yapabilir. Yediği golü acemiler yemez. Kapadığı köşeden yedi. İnanılır gibi değil. O topu kurtaramıyorsan, Galatasaray kalesinde ne işin var! Sadece kucağına gelenleri mi tutacak ki onları da kaçırdı. Kucağına gelen topu tutamadı. Galatasaray’ın kalecisi vakit geçirdiği için sarı kart görüyor. Kime karşı vakit geçiriyor; küme düşme adayı, tek galibiyeti Ankaraspor karşısında, o da hükmen olan bir takım karşısında… Bir tek maç kazanamamış, 13 kez yenilmiş, 4′ünde berabere kalmış, küme düşme adayı Denizli ile oynuyor ve Galatasaray kalecisi 82. dakikada vakit geçirdiği için sarı kart görüyor. Bu yetmezmiş gibi sarı kart gösterdiği için hakemi alkışlıyor. Hakem hakem olsaydı onu kırmızı kartla atardı ve o sırada Galatasaray oyuncu değiştirme haklarını kullanmış. Kırmızı kart görse, kalecisiz devam edecek Galatasaray ve de skor 2-1. Böyle bir sorumsuzluk olabilir mi?

BİR AÇIKLAMA YAPSINLAR

Yetmedi maçın son saniyesinde Youla’nın sırtına çarptırdı topu. Galatasaraylı oyuncular hakikaten geri zekalı olmalı. Tribünden ve televizyondan maçı izleyen herkes bu dengesiz adama pas yapılmayacağını biliyor. Çünkü kendisine gelen pası, ne yapacağı belli olmayan bir adam. Bunu hâlâ öğrenememişler, uzatmanın son dakikasının, son saniyelerinde geri pas yaptılar. Youla’nın sırtına çarptırdığı top kaleye de girebilirdi! Neresinden bakarsan bak adam ‘Ben kaleci değilim’ diye bağırıyor. Ve onun arkasında Aykut gibi, Ufuk gibi Türk Milli Takımı’nda her an oynayabilecek iki adam ziyan ediliyor. Böyle bir kalecinin arkasında. Hâlâ eğer bu Franco ile oynamakta ısrar ediyorsa adını saydığım bu 6 kişiden birisi açıklama yapsın. ‘Biz Franco’yu tercih ediyoruz. Çünkü…’ Senin bu kadar kötü bir kalecin olduktan sonra dünyanın en iyi oyuncularını transfer etsen ne olacak? Dos Santos harikalar yaratsa, Jo muhteşem goller atsa ne olacak?

_Yeni oyuncuları nasıl buldunuz? Özellikle de ilk 11′de sahaya çıkan Jo’yu!..
Lucas Neill’i biraz hayret, biraz da dehşetle izledim. Beni en çok dehşete düşüren de maçın sonundaki Lig TV yorumcusu Bülent Tulun’un sözleri oldu. Şansal Büyüka’nın derhal, radikal bir karar alıp Bülent Tulun’un yorumculuğuna son vermesi lazım. Savunmanın değil Galatasaray’ın en kötü adamıydı Neill… Hemen hemen aldığı bütün topları ya taca attı ya rakibe attı. Neill’e gelen top Denizli’nin hücumu olarak geri döndü Galatasaray’a! Maçın 70-75. dakikasında bizim evdeki maç grubundan şöyle bir cümle yükseldi: “Bu adam topu bir kere Galatasaray’a atsın, Eyüp Sultan’da kurban keseceğim.” Maçın 85. dakikasında şöyle bir ses yükseldi: “Hey Neill Galatasaray’ın forma rengi beyaz; siyah değil.” Bu kadar kötü top çıkaran adamı, Bülent Tulun maçın sonunda galibiyetin mimarı olarak gösterdi. “Galatasaray bu maçı kazandıysa Neill çok iyi top çıkardığı, çok iyi oyun başlattığı içindir” dedi. İnanılır gibi değil. Herhalde başka bir maç seyrettik biz! Neill’in top çıkarma özelliği buysa, Emre Aşık, Gökhan Zan ve de Emre Güngör dururken ‘Neill’i niye transfer etti Galatasaray?’ diye sormak lazım.

G.SARAY’IN JOKERİ OLUR

_Ayrıca biraz ağır ve mücadele gücü düşük görünüyor.
Savunmada ağır kaldı. Galatasaray savunmasının Denizli önünde çökmesinin baş unsuruydu. Galatasaray puan kaybetseydi bunun bir numaralı sebebi Neill olacaktı. Gerek savunmadaki, gerek hücumdaki yanlışlarıyla… Bülent Tulun, bu Neill’i galibiyetin mimarı gösterdi! İnanamadım. Sevgili Şansal bu maçı yeniden seyretsin. Ondan sonra da Galatasaray maçlarına futbolu bilen bir yorumcu koysun. Ben böyle bir şey görmedim. Milyonlarca seyirci ile alay eden bir yorumdu. Jo ve Dos Santos oynadıkları kısa süreler içinde geleneksel Türk deyişi ile “Adam olacak çocuk olduklarını” gösterdiler. Bağa gelip bir anda üzüm yemeye başlayamazsın. Zaman gerekir. Ama bu ikisi de Galatasaray’a yararlı olabileceklerinin sinyallerini verdi. Özellikle Dos Santos daha kısa bir süre oynamasına rağmen çok daha etkili olacağını gösterdi. Galatasaray için önemli bir adam, bir joker. Orta sahada oynayabilir, kanatlarda oynayabilir hatta gerekirse santrfor oynayabilir. Galatasaray sakatı, cezalısı hiç eksilmeyen bir takım ve bu tür özellikleri olan bir oyuncuya şiddetle ihtiyacı var. Kim sakatsa, kim cezalı ise koy onun yerine oynasın.

_Sakatlar deyince bir düşünmek gerekiyor sanırım. Galatasaray’da sakatlanan bir daha geri dönemiyor.
Sakatlanan geri dönmüyor ve ne yazık ki Adnan Polat sağlık heyetinin nasıl bir facia olduğunu hâlâ fark edemiyor. Burhan (Uslu) hoca gittiğinden beri Florya revire döndü. Sakatlanan bir daha unutuluyor. Giden gelmiyor ve de insanların bu kadar kolay sakatlandığı, sakatlıkların bu kadar çok sakatlığı nüksettiği bir başka kulüp, bir başka zaman ben hatırlamıyorum. Sarıyer’den iki çıkıkçıyı getirip Galatasaray’a koysan daha başarılı olur herhalde. Ben böyle bir şey görmedim. Bunlar tesadüf falan değil. İnsanlar bu kadar sakatlanıyor ve bu kadar uzun sürüyorsa sakatlıklar, sağlık kurulunda bir sakatlık olduğu açık. O Florya ki Türk futbolunun sağlık merkeziydi. Fenerli oyuncular Burhan hocaya gelirlerdi. O muhteşem sporcu sağlığı merkezini şimdi kimlere emanet ettilerse, giden gelmiyor.

MÜDAHALE ETMELİ

Galatasaraylı futbolcular şimdiki sağlık heyetine itimat edilmeyeceğini öğrendiler ve kendi doktorlarına gidiyorlar. Bu da ne kadar büyük bir ayıp. Galatasaray Başkanı, ‘Benim burada bir sağlık tesisim var, Almanya’da ne işin var, Çek Cumhuriyeti’nde ne işin var, Brezilya’da ne işin var?’ demiyor. Herkes gidiyor. Ama Adnan’ın ağzını açacak hali yok. Çünkü Florya’daki durum yüz karası. Galatasaray Başkanı’nın görevi yüz karası durumları seyretmek değil. Yüz karası Franco’yu seyret, yüz karası sağlık heyetini seyret… Bir yerde müdahale etmeli. Tabii esas sorun devam ediyor. -Rijkaard!.. Adam sorun yaratmakta çok azimli. Ben sorun yaratmakta bu kadar kararlı birisini daha görmedim.

_Bu defa Jo oyundan alınmasına oldukça şaşırdı. Jo oyundan çıkar mıydı?
Denizli karşısında mantıklı bir takım sahaya sürdü ama ‘nerede saçmalayacak’ diye bekliyordum. Çünkü adamın saçmalamasına o kadar alışmışım ki saçmalamazsa şaşıracağım. Elano’yu çıkartması beni şaşırtmadı. Sevgili oğlu Barış oynarken, sevgili oğlu Ayhan’ı oyuna sokarken… Ayhan ve Barış’ın oynadığı bir Galatasaray benim için büyük bir takım değil. Oyuncuları çıkarıyor, kazmaları tutuyor. Böyle bir şey olur mu? Emre Çolak’ı aldı, Elano’yu aldı. Bunlara hiç şaşırmadım. Ama maçın bitmesine 20 dakika kala Jo’yu çıkarması tam bir şoktu. Skor 2-1 ve senin başka santrforun yok. Jo’yu çıkarıp, Emre Güngör’ü alıyor. Denizli akınlarını durdurmak için… 2-1′in üstüne yatmak için… Henüz maç kazanmamış, 14 maçını kaybetmiş, küme düşme adayı Denizli’ye karşı Rijkaard 20 dakika kala ‘2-1′i koruyacağım’ diye santrforunu çıkarıp, bir stoper daha koyuyor sahaya. Adam utanır.

KARŞILIKLI JEST YAPTILAR

Hey Rijkaard efendi; bu takım Galatasaray… Hop… ‘Sen hangi kulübe geldiğini biliyor musun!.. Bu kulübün Türk futbolundaki yerini biliyor musun!’ derler adama… O saçma sapan kaleci bir gol daha yese maç 2-2 olsa Galatasaraylı futbolcuda artık 3-2 yapacak moral kalır mı? Jo’yu da aldıktan sonra… Bir kaza golünde bu takım ne olur, onu dahi düşünmekten aciz bir teknik direktör yönetiyor Galatasaray’ı. Rijkaard’ın yaptığı her değişiklikten sonra ben rakip takımın hocası olsam gider elini sıkar, yanaklarını öper, teşekkür ederim. ‘Allah razı olsun’ derim. Allah’tan… Denizli’nin hocasının (Hakan Kutlu) da Rijkaard’dan aşağı kalır yanı yok. Adam Youla’yı oynatmadı. Galatasaray’ın baş belası bu Youla üstelik. Hangi takımda oynasa, Galatasaray’ın canına okumuş bir adam. Kenarda oturuyor ve Galatasaray savunması, Neill’in saçmalıkları yüzünden darmadağın olurken, Youla’yı oyuna sokarken, Angelov’u çıkarıyor. Yani bir bela sokarken, öbür belayı çıkarıyor. Beraber oynasalar Youla ile Angelov, Galatasaray’ın Neill-Servet tandeminin canına okuyacak, perişan edecek. Farkında değil. Rijkaard da ona teşekkür etmeli. ‘Hoca ben seni koruyorum ama sen de beni koruyorsun’ diye. Allah razı olsun.

NONDA’DAN KURTULDU

_Galatasaray, sakatlığı bulunan Kewell’ı göndermeyerek bir vefa örneği sergiledi ancak öteki taraftan da Avrupa’da tek oynatabileceği santrforu göndermiş oldu. Nonda’nın gitmesi doğru bir karar mıydı?
Gitti, iyi oldu. Fevkalade güzel bir karar. Nonda’nın gitmesi lazım. Nonda olduğu zaman Galatasaray santrfor var zannediyor ve 10 kişi oynuyor!.. Avrupa maçlarında başkası olmadığı için mecburen Nonda’yı oynayacaklardı, 10 kişi oynayacaktı Galatasaray. Şimdi Nonda yok. Onun yerine birini oynatacaklar. Kimi oynatırlarsa, oynatsınlar Nonda’dan iyi olacak. Çünkü sahaya koyacakları adam futbolcu. Nonda’nın futbolla alakası yok. Yanlış bir transferdi. Bitti. Şimdi kurtuldular artık çözüm arayacaklar. Leo Franco ile Nonda’nın santrfor oynamasının pek bir farkı olacağını düşünmüyorum ben. Franco’yu santrfora kaydırıp, adam gibi bir adamı kaleye koyarlarsa çok daha iyi olacaktır!..

Bu yazı toplamda 37, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Artılarla dönüyoruz..”

30 Ocak 2010 Yazan onur

“Artılarla dönüyoruz..”

Denizli’nin açıklamalarından Ajansspor tarafından derlenenler şu şekilde:
“Fenerbahçe’yi 4 golle yenmiş bir takımla oynadık. Antalyaspor, kolay bir takım değil, öndeki oyuncularının fizik gücü yüksek. Savunmada sakatlıklarla uğraşıyoruz. Buna rağmen gol pozisyonu vermedik. Yan toplar sorun teşkil edebilirdi onu da yaşamadık. Bizim için başlangıç maçı oldu. Bütün bunları yanında son derece iyi mücadele ettiğimizi, kazanma hırısını ortaya koyduğumuzu görüyoruz. 3 puanla dönmek her bakımdan camiamız için takımımız için önemli bir hadiseydi bunu gerçekleştirdik. Çok gol pozisyonu ürettik. Rakibin oyun disiplinden uzaklaşması ile çok büyük boşluklar yakaladık. Herkese aşağı yukarı bir pozisyon geldi. Belşiktaş gerçek kimliği fizik gücüdür, bunu bu akşam gördük. Birtakım eksiklerimiz var ama genel anlamda artılarla dönüyoruz.”

-BASIN TOPLANTISI-
Denizli, maçın ardından düzenlediği basın toplantısında ise Beşiktaş olarak ikinci yarının ilk karşılaşmasını oynadıklarını kaydetti.

Antalya gibi morali yüksek bir takıma karşı oynamanın kolay olmadığını ifade eden Denizli, ”Beni en fazla memnun eden şey takımımın savaşçı kimliğini sahaya yansıtmasıydı. Maçtan daha farklı bir skorla ayrılabilecek olan takım bizdik. Eksiklerimiz de vardı ancak artılarımız daha fazlaydı” dedi.

Gazetecilerin yabancı oyuncu transferi ve Delgado’nun durumunu sormaları üzerine Denizli, kendisinin kararını verdiğini ve yönetime bildirdiğini, son kararı yönetim kurulunun vereceğini dile getirdi.

Beşiktaş’taki başkanlık yarışına da değinen Denizli, iki adayın da Beşiktaş için değerli kişiler olduğunu belirterek, kararı üyelerin vereceğini söyledi.

Nihat’ın düşündüğü çizgiye er ya da geç geleceğini anlatan Denizli, Ernst’in de ”dönüş sinyali” verdiğini kaydetti.

Basın toplantısına katılan Bobo da gole kadar pozisyon bulmakta zorlandıklarını, golden sonra buldukları pozisyonları da değerlendiremediklerini kaydederek, ”Önemli olan bugün 3 puan almaktı, onu da aldık” diye konuştu.

Bu yazı toplamda 722, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Bütün kupalara talibiz”

30 Ocak 2010 Yazan onur

“Bütün kupalara talibiz”

Polat şöyle konuştu:
“Bence İstanbul-Ankara-İzmir-Adana gibi ayrı ayrı dernekler kurmak yerine daha etkili olmak adına bu dernekleri tek bir çatı altında birleştirmek gerekiyor. Birlikten kuvvetin doğacağını hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Bu derneklerin amacını çok iyi tanımlamak lazım. GSYİAD’ın Galatasaray siyasetinin içinde aktif rol almamasını diliyoruz. Dernek yöneticiliği, dernek başkanlığı gibi konumların Galatasaray yönetimine girmek için bir enstrüman olarak algılanmaması gerekyor. Galatasaray’a hizmet vermek isteyenlere kapımız her daim açık. GSYİAD’a teşekkür etmek istiyorum, geride bıraktığımız sene kulübümüze 2 milyon dolar civarında bir katkıları oldu. Yeni dönemde de önemli projeleri var, bunları hayata geçirmek için hep birlikte çaba sarfediyoruz.

Şu anda tam olarak netleşmedi ama 10-15 milyon dolar arasında bir yatırım yapmayı planlıyoruz. Kapalı ve açık yüzme havuzunun yanında, Galatasaray’ın çok ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz 6.000 kişilik bir basketbol salonu projesi var. Bu yapıldığı takdirde sporcularımız hem kendi arenalarında çalışma fırsatı bulacak, hem de maçlarını orada yapacak. Biz bu derneklerden olan isteklerimizin gerçekleşmesini karşılıksız olarak beklemiyoruz. Arkadaşımız Yiğit Şardan’da GSMobile ve GSBonus projelerini ortaya çıkardı. Hepiniz günlük hayatınızda cep telefonu kullanıyorsunuz. GSMobile’a geçtiğiniz anda numaranız, kod numarası da dahil olmak üzere hiçbir şekilde değişmiyor. Bu durum size ekstra bir yük getirmediği gibi birçok imkanları da beraberinde getiriyor.

GSYİAD olarak bu konuda bize yardımcı olun, öncelikli olarak kendi telefonlarınızı değiştirin. Şu anda 113.000 civarında abonemiz var. GS Bonus Card’da edinmeniz gerekiyor, o kartla yaptığınız her harcamadan biz Garanti Bankası ve Denizbank’tan komisyon alıyoruz. Oradaki rakamları küçümsemeyin. Galatasaray Televizyonu, GS Bonus, GSMobile ve GS Bilyoner’i koruduğumuz vakit bunların Galatasaray’a yıllık getirisi 10 milyon dolar civarında. 20-25 milyon taraftardan bahsediyoruz ama aylarca süren çalışmalar sonucunda 100.000 aboneyi zor geçiyoruz. Abone sayılarımızın milyonları bulduğu takdirde neler olacağına baktığımız vakit, yıllık gelirimiz 50 milyon dolar civarında olacağını görüyoruz. Bu geliri hiçbir sponsor karşılayamaz. Günlük yaşamınızda kullandığınız bu enstrümanlarla kulübe katkıda bulunabilirsiniz. Sadece kendiniz için değil, etrafınızdakiler için de bu abonelikleri temin ediyor olmanız gerekiyor.

Geçtiğimiz sene bizim için ekonomik açıdan zor bir seneydi. Biliyorsunuz dünya bir global ekonomik kriz yaşadı. Bu kriz biz göreve geldikten kısa bir süre sonra başladı. Dünyada ismi çok bilinen iki tane banka yok oldu, bunlar yüzlerce milyar doların sahibi olan bankalardı. Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili sıkıntılar malumunuz. Biz aşağı yukarı 6-7 senede bir büyüklü küçüklü ekonomik krizlerin etkisini yaşayan bir jenerasyonuz. Doğal olarak dünyadaki bu kriz Türkiye’yi de etkiledi. Galatasaray’ın da son 10 yıldır kronik hale gelmiş bir ekonomik sıkıntısı var. Ama buna rağmen hiç kimse Galatasaray Kulübü’nün 2 senedir ödemelerini aksattığına dair birşey söyleyemez. Galatasaray’ın borcu her daim gündemde olan konulardan biriydi. Şu anda önümüze baktığımızda tünelin ucunda ışık görünüyor. Yeni stadımızın inşaatının hızlı bir şekilde ilerlemesi, stadın kulübümüze yaratacağı kaynaklar, yeni yayın ihalesinden gelecek olan ve bu iletişim enstrümanlarının getireceği kaynaklarla mevcut sponsorluklarımızı ortaya koyduğumuz vakit şu anki gelirlerimiz ikiye katlanmış oluyor. Galatasaray tarihinde imzalanan sponsorluk anlaşmaları hiçbir zaman 60-70 milyon doları geçmemişti, ama bu dönemde 160 milyon dolarlık sponsorluk anlaşmamız var. Önümüzdeki iki sene, yapmış olduğumuz çalışmaların meyvelerini alacağımız bir zaman süreci olacak. Sonraki zamanlarda oluşacak sağlam ekonomik yapımızın sayesinde arzu ettiğimiz sportif başarılara ulaşabilmek adına da daha önemli imkanlar elde etmiş olacağız. Ben ve yönetim kurulundaki bütün arkadaşlarımız zamanımızın neredeyse tamamını Galatasaray Kulübü için harcıyoruz ve bunun neticelerini de almak üzereyiz. 10 senelik bir nakit akışı yapıp, genel kulüp prensiplerini ortaya koymak istiyoruz.

Harcamalarımızı kendi kaynaklarımızın içinde kalacak şekilde yapıp, borçlanma politikasını minimum seviyede tutarak hareket etmemizi sağlayacak birtakım projelerin içerisindeyiz. Aylardan beri çalışıyoruz, çalışma neticelerimizi de Divan Kurulu’na takdim edeceğiz. İyi durumdayız, iyi gidiyoruz, umarım sportif faaliyetlerde de sporcu arkadaşlarımız göğsümüzü kabartır. Erkek basketbolunda, talihsiz, anlam veremediğimiz olayların yaşandığı bir süreci geride bırakıyoruz. Ama bu olaydan sonra herkesin ‘’küme düştü’’ gözüyle baktığı Galatasaray sıfırdan gelerek play off’u hedefliyor. Bayan basketbol takımımızın şampiyonluk konusunda çok önemli bir şansı var. Onların şampiyon olması içinse elimizden geleni yapacağız. Geçen sene Avrupa şampiyonu oldular, finalde son anda kaybettikleri ve bizim de uzun yıllardır tanık olamadığımız lig şampiyonluğunu bu sezon kazanacaklar. Voleybolumuz yeniden yapılanma içerisinde, tesislerimizle ilgili gelişmeler için bütçemizde ciddi bir pay ayırdık. İki senede aşağı yukarı 40 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız.

Futbol takımımızı hepiniz yakından takip ediyorsunuz. Sakatlık ve benzeri talihsizlikler olmaz, futbol şansı da bizden yana olursa mücadele ettiğimiz bütün turnuvalarda şampiyonluğa talibiz. O niyetle mücadele ediyor, hazırlanıyoruz, bu kupaları kazanacağımıza da inanıyoruz

Bu yazı toplamda 27, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Umut kalmak istiyor..

30 Ocak 2010 Yazan onur

Umut kalmak istiyor..

Bordo-mavili kulübün internet sitesinde yer alan haberde, yönetim kurulu tarafından, sözleşmesi sezon sonunda bitecek Umut Bulut ile transfer görüşmesi yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, söz konusu görüşmede Umut Bulut’un da takımda kalmak istediğini söylediği kaydedilerek, ”Buna göre Umut Bulut’a takımın kaptanlarından biri olarak sözleşmesinin uzatılması yönünde teklifte bulunuldu. Oyuncumuz Umut Bulut da kendisinin de Trabzonspor’da kalmaktan yana olduğunu belirterek, bu öneriye sıcak baktı. Taraflar arasında konunun sezon sonu tekrar görüşülerek karara bağlanması konusunda görüş birliğine varıldı” denildi.

Bu yazı toplamda 48, bugün ise 0 kez görüntülenmiş